KÜTÜPHANE

İçeriklerden en son girilen 40 tanesi gösteriliyor.

YUSUF BÝLGE

1959’da Edremit’te doðan sanatçý, orta ve lise öðrenimini Ayvalýk’ta tamamladý. 1978-1980 Marmara Üniversitesi Resim Bölümü’ne devam etti. 1986’da Bremen Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Resim ve Heykel Bölümü, Prof. Waldemar Otto Atölyesini Meister Schüler olarak bitirdi. Ýki yýl sonra kendi atölyesini kurdu ve 1990 yýlýnda devlet bursu ile ikinci atölyesini açtý. 1991 yýlýnda Bremen Göçmen Sanatçýlar Birliði’nin baþkanlýðýna seçildi. 1996 yýlýnda Yeni Atölye ve üretici galerisini açarak, bu tarihten itibaren sadece galerisinde kültürel faaliyet ve sanatsal çalýþmalarýna devam etti. 1996-2007 yýllarý arasýnda bir yandan Akademiye hazýrlama kurslarýnda eðitim verirken, bir yandan da ARD - WDR gibi Alman TV kanallarý jçin yaptýðý mahkeme ressamlýðýný sürdürdü. Halen çalýþmalarýný kendi atölyesinde sürdüren sanatçý, kiþisel sergilerinin yanýsýra pek çok da karma sergiye eser vermiþtir.

NEÞE ÜÇER

Ankara doðumlu olan Neþe Üçer, TED Ankara Koleji, Overseas School of Rome ve D.T.C.F. Ýtalyan Filolojisi`nde eðitimini tamamladý. 1960-64 yýllarýnda Roma’da Antony Lucchesi ile yaðlýboya, gravür, heykel ve suluboya çalýþtý.

1981-86 senelerinde Uzak Doðu’da Chinese Brush Painting’le (Çin Fýrça Tekniði) ile tanýþtý. Sanatçý Cheng Chong Art School’da (Kuala Lumpur – Malezya) daha sonra James Tan Atölyesinde (Singapur) Uzak Doðu sanatý üzerine çalýþtý.

Yurtiçi ve yurtdýþý olmak üzere 25 kiþisel ve birçok karma sergiye katýldý. 1983 senesinde Çin Fýrça Sanatýný tanýtan ilk suluboya sergisini açtý. 1986’dan sonra yaðlýboya çalýþmalarýna devam etti, bunun yaný sýra suluboya çalýþmalarýný da sürdürdü. NÜ Sanatevi`nde (Neþe Üçer Sanatevi) öðrencileriyle birlikte çalýþmalarýný sürdürmektedir.

FÝLÝZ ONAT

23 Haziran 1953 Ankara doðumlu olan sanatçý, 1975 yýlýnda Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlýk Akademisi Mimarlýk bölümünden mezun olmuþtur.Halen mimarlýk mesleðini sürdüren Filiz Onat, resim çalýþmalarýna 1968 yýlýnda baþlamýþtýr. 1985 yýlýndan itibaren heykel çalýþmalarýna devam eden sanatçý, 30’u aþkýn kiþisel sergi açmýþ, pek çok karma sergiye katýlmýþ, Ýstanbul Tüyap Sanat Fuarý’na Stillife Art Sanat Galerisi ile 2 kez katýlmýþtýr. Bir çok kiþi ve kuruluþun koleksiyonlarýnda eserleri bulunan Filiz Onat, Ankara Sanat Derneði’nin açtýðý yarýþmada resim dalýnda mansiyon almýþtýr.

ASÝYE AYTAN

Suþehri`nde doðdu. Okul yýllarýnda resim ile ilgilendi, Türkiye Ýþ Bankasý’nda görev yaptý. Doðaya olan tutkusu nedeniyle fotoðrafçýlýða ve resim yapmaya yöneldi. Yaþamý büyük bir tutku, coþku ile incelemekte, bu duygularýný da renkler ve çizgiler aracýlýðý ile tualine aktarýp paylaþmaktadýr. Resimlerinde renk ve lekeleri özgürce kullanan ressam, bu þekilde özgün bir tarz yakalamýþtýr.Yurt içinde ve yurt dýþýnda çeþitli koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadýr.Asiye Aytan,resim çalýþmalarýný Ankara `da sürdürmektedir.

REMZÝ TAÞKIRAN

Remzi Taþkýran 1961 yýlýnda Adýyaman`da doðdu. Lise öðrenimini Ýstanbul`da tamamladý. Sanat eðitimini ressam Saadettin Çaðlarca`dan aldý. Bir süre basýn ressamlýðý yapan sanatçýnýn yurtiçi ve yurtdýþýnda koleksiyonlarda yapýtlarý bulunmaktadýr. Ýstanbul`daki atölyesinde yaptýðý resimlerle günlük yaþamýný sürdüren Taþkýran, sergilerine hazýrlanýrken günü birlik yaþam kaygýlarýndan uzaklaþýp sanatýnýn özgün temalarýný oluþturmaya özen gösteriyor. Özellikle yöresel izlenimlere dayalý resimlerinde günlük çabalarýnýn dýþýnda, kendi yüreðinin, bilincinin, yeteneðinin ve eðilimlerinin öne çýktýðý, böylelikle özgün resimlere imza attýðý gözlemleniyor. Eleþtirmenler gözünde; Remzi Taþkýran`daki geleneksel deðerlere yakýnlýk, özgün bir resim biçemi yakalayabilmesi için bir olanak olarak vurgulanmaktadýr.

GÜNAY ARITMAN

Muharrem pire, yaþar Çallý, Hikmet Çetinkaya,Erdoðan Seçil, Nihat Tandoðan,ve Haluk Evitan gibi Üstadlardan resim eðitimi aldý. Çalýþmalarýna soyut figüratif tarzda devam etmektedir.

GÜLSEREN SÖNMEZ

1946 Ankara doðumlu olan sanatçý, Gazi Eðitim Enstitüsü Resim-Ýþ Bölümü`nden mezuniyetinin ardýndan, 26 yýl sürdürdüðü öðretmenlik mesleðinden emekli olarak, resim çalýþmalarýna aðýrlýk vermiþtir. Eserlerinde suluboya, yaðlýboya, pastel, özgün baský ve ebru tekniklerini kullanmýþtýr. Aðýrlýklý olarak suluboya tekniðinde çalýþmalarýný sürdürmektedir. Tema olarak genellikle kadýnýn fantastik dünyasýný, sürrealist tarzda yansýtan sanatçý, Birleþmiþ Ressamlar ve Heykeltýra

CEMAL GÜVENÇ

Cemal Güvenç, (d. 1925 Diyarbakýr) Türk Ressam, Sanat Eðitimcisi Yetenek snavý ile girdiði Ankara Gazi Eðitim Enstitüsü Resim Bölümü`nden, suluboyanýn en büyük ustasý Malik Aksel Müstakiller Grubu`nun kurucu üyelerinden Refik Epikman öðrencisi olarak 1949`da mezun oldu. Aralarýnda TED Ankara Koleji`nin de bulunduðu bir çok okulda resim ðretmenliði yaparak; Gazi Lisesi resim öðretmenliðinden emekli oldu. Hocasý Malik Aksel gibi, suluboyanýn güçlü Peyzaj ressamlarýndan olan sanatçý 1970 yýlýnda kurulan "Suluboya Ressamlar Grubu"nun da kurucu üyelerindendir. 1960 yýlýnda ilk sergisini açtýðý Tükish American Assoiation`de üç yýl peþpeþe üç sergi açtý. 1962 yýlýnda California Alexsanders Art Studio tarafýndan düzenlenen uluslararasý bir sergiye o yýllarda hiç de kolay olmayan 5 eserle katýlabilmeyi baþaran ve bir çalýþmasý 1997 yýlýnda Vakko tarafýndan eþarp olarak basýlan sanatçýnýn yurtiçi, yurtdýþý birçok koleksiyonda eserleri bulunmaktadýr.

AYTEN TAÞPINAR

Ayten Taþpýnar 1944 yýlýnda Merzifon`da doðdu. 1967 yýlýnda K.T.Y.Ö. Okulu Resim Bölümü`nden mezun oldu. 1967-1994 yýllarý arasýnda Muðla Anadolu Kýz Meslek Lisesi`nde Resim Öðretmenliði yaptý. Muðla Merkez Çocuk Bakým ve Yetiþtirme Yurdu`nda çocuklara resim çalýþmalarý yaptýrdý ve 1979 yýlýnda Uluslararasý Çocuk Yýlýnda Türkiye Milli Komitesi`nin düzenlediði konferansta çocuklarýn resimlerini sergiledi. Ayrýca Mimarlar Odasý ve Muðla Belediyesi`nin düzenlediði, çocuk resim kurslarýnda görev aldý. "2008, 10 Kasým gazetelerinizde Atatürk" sergisini düzenledi. 2009 yýlýnda uygulamaya koyduðu "Sokak Sokak Resim Atölyesi" projesi ise sürmektedir. Pek çok karma sergiye katýlan sanatçý, çalýþmalarýna atölyesinde devam etmektedir.

ORHAN GÜREL

1952 Sivas doðumlu olan Orhan Gürel’in resim tutkusu çocukluktan baþlar. Büyük bir þans eseri olarak, orta öðrenim yýllarýnda Eþref Üren gibi bir ustanýn öðrencisi olmuþtur. Suluboya tekniðine ilgisi de bu yýllarda baþlamýþtýr. Hocasýnýn etkisi ve teþvikleriyle, suluboya tekniðini ilerleterek, zaman içinde büyük bir ustalýk ve incelik kazanmýþtýr. Orhan Gürel, tam anlamýyla bir suluboya sanatçýsýdýr. Baþka hiç bir malzemeye yönelmemiþtir. Birleþik Ressamlar ve Heykeltýraþlar Derneði ve Suluboya Ressamlarý Grubu üyesi olan sanatçýnýn eserleri, yurtiçi ve yurtdýþý pek çok koleksiyonda yer almaktadýr.

IÞIL ÖZIÞIK

Iþýl Özýþýk 1939 Kýrklareli doðumludur. Ýlk resim eðitimini, orta okul ve lise dönemlerinde sýrasý ile Ömer Hatipoðlu, Turgut Zaim, Cemal Bingöl, Eþref Üren atelyelerinde almýþtýr. Ankara Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü mezunu olan sanatçý Master programýný Ortadoðu Teknik Üniversitesi, Ýnþaat ve Restorasyon Bölümü Mimarlýk bölümünde tamamlamýþtýr.

Yüksek öðrenimini takip eden üç yýllýk arkeoloji asistanlýðý döneminin ardýndan kendini tamamýyla resim çalýþmalarýna veren sanatçý bir taraftan da reklamcýlýk alanýnda "Art Director" olarak profesyonel çalýþmalarda bulunmuþtur.

Iþýl Özýþýk her türlü malzemeyle resim çalýþmalaýný sürdürmesine karþýn ülkemizde suluboya resmin önde gelen sanatçýlarýndan biri olarak tanýnmaktadýr. Sanatçýnýn resimlerine doðasýna aþýk olduðu Ýstanbul ve yaþamýný sürdürdüðü Washington DC`nin doðasý, yaðmur ve kar temalarý hakimdir.

Bugüne kadar yurtiçi ve yurt dýþýnda yüzün üzerinde kiþisel sergi açan sanatçýnýn eserleri yurtiçi ve yurt dýþýnda özel ve resmi kurum ve kuruluþlarýn koleksiyonlarýnda bulunmaktadýr. Sanatçý "The Washington Society of Landscape Painters" derneðinin daimi üyesidir. Amerika Birleþik Devletlerinde derneðin açmýþ olduðu bütün sergilere iþtirak etmektedir.

FAHRETTÝN BAYKAL

(Kemalpaþa, 1948 - Ýstanbul, 2005)

Ýstanbul Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Dekoratif Resim Bölümünü bitirdi. Avusturya-Salzburg Yaz Akademisinde çalýþmalarda bulundu. Ýlk kiþisel sergisini 1976’da düzenledi.

Kýr eðlenceleri, coþkulu, çocuksu oyun gruplarý, salýncaklar gibi yaþam kesitlerinden konular üzerinde çalýþtý. Serbest sanatçý olarak yaþadýðý Ýstanbul’da 2005 yýlýnda vefat etti.

ÖZCAN ALLAHVERDÝ

Ýlk ve orta öðrenimini Gölcük ve Ýstanbul’da tamamlayan sanatçý resim çalýþmalarýna bu dönemde baþlamýþ ve karikatür alanýndaki sergileri dikkat çekmiþtir. ODTÜ Fizik Bölümü’nden ayrýlan sanatçý G.Ü. Mimarlýk Fakültesi þehir ve Bölge Planlama Bölümünden mezun olmuþtur. Üniversite döneminde sanatçý afiþ ve tasarým alanýndaki çalýþmalarýna devam etmiþtir. Ýnsanýn varlýðýndan bu yana yaratmýþ olduðu en önemli olgulardan insanýn yansýmasý olan þehirlerin geçmiþi bugünü ve geleceði sanatçýnýn araþtýrma konusu olmuþ, öðrenciliði döneminde “Nasýl Bir Þehircilik” adlý yarýþmada gelecekteki þehirler ve yaþam konulu çalýþmasýyla ödüle layýk görülmüþtür. Sanatçý çalýþmalarýnda þehrin insan üzerindeki etkisi insanýn þehir üzerindeki etkisini, güzelliklerini, mücadelesini, coþkusunu, büyüsünü, yaþamý kendine özgü tarzý ile post modern bir biçimde dýþa vurmakta ve tuvale yansýtmaktadýr. 2007 Polonya Elçiliði, 2008-2009 Atölye AN, Mart 2010 Bilkent Sanat Sokaðý, Eylül 2010 Vakýfbank Sanat Galerisi kiþisel sergileri açmýþtýr. Sanatçýnýn yurtiçi ve yurtdýþýnda birçok koleksiyonda eserleri bulunmaktadýr. Özcan Allahverdi çalýþmalarýna Ýstanbul ve Ankara’da kendi atölyesinde devam etmektedir.

ADÝL OCAK

Sanatçý 1951 yýlýnda Trabzon`da doðdu. 1977`de Gazi Eðitim Enstitüsü Resim Bölümü`nü bitirdi.Resimlerinde, doðaya ve yaþama iliþkin saf izlenimlerini, safyürek ressamlara özgü, safyürek bir içtenlik doðrultusunda yansýtmaktadýr.

YUSUF TARIM

1959 yýlýnda Rize Hemþin’de doðan sanatçý, Samsun Endüstri Meslek Lisesi’nin Makine Modeli Bölümü’nü bitirdikten sonra, beþ yýl kadar bir süre kendi aile þirketinde çalýþmýþ, 1984 yýlýnda Manisa’da iþletmecilik yapmaya baþlamýþtýr. Resim çalýþmalarýna burada baþlayan sanatçý, Baðbozumu Resim Yarýþmasý’nda birincilik ve ikincilik ödüllerini kazanmýþtýr. 1991’de Esbank Resim Yarýþmasý’nda resimleri sergilenmeye deðer görülmüþ ve sonrasýnda da çeþitli resmi yarýþmalarda eserleri sergilenmiþtir. 1995 yýlýnda Bodrum’a yerleþen Yusuf Tarým, kýsa bir süre Dr. Ayla Eriþ Atölyesi’ne devam etmeye baþlamýþtýr. Yurtiçi ve yurtdýþýndaki bir çok koleksiyonda resimleri bulunan sanatçý, halen Bodrum’daki kendi atölyesinde çalýþmalarýna devam etmektedir.

NURAN ERBÜK

1958’de Ýstanbul’da doðan sanatçý, ilk, orta ve lise öðrenimini Ýstanbul’da tamamlayarak, 1979’da Atatürk Eðitim Enstitüsü Resim Bölümü’nden mezun olmuþtur. Resim çalýþmalarýnýn yanýsýra, Ýstanbul Davutpaþa Lisesi’nde Resim ve Sanat Tarihi öðretmenliði yapmýþ, Çankaya Ýlçe Milli Eðitim Müdürlüðü’nde tiyatro, resim, müzik þenliði komite üyeliði, jüri üyeliði, Resim Komisyonu Baþkanlýðý görevinde bulunmuþtur. Sanatçý çalýþmalarýný doðanýn gerçeklerini doku ve hücrelerini teknik, desen renk ve estetik deðerleri hiçbir akýma-tarza girme önyargýsý olmadan gördüðü düþündüðü ve hissettiði þekilde sürdürmekte olduðunu ifade etmektedir.

ÝLKNUR GÜRCAN

1972 yýlýnda Isparta’da doðan Ýlknur Gürcan, Ankara Fen Lisesi ve Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliði Bölümü’nden mezun olmuþtur. Halen TÜBÝTAK ULAKBÝM’de Að Uzmaný olarak görev yapmaktadýr. Ýlknur Gürcan, yaðlIboya resim çalýþmalarýný 2006 yýlýndan bu yana Nusret Dökmeci ile birlikte sürdürmektedir. Eserlerinde aðýrlýklý olarak pencereler, sokaklar ile sokaklardaki sosyal yaþamý konu almaktadýr.

NEÞE EVÝTAN

1955 yýlýnda Ankara’da doðan sanatçý, 1979 yýlýndan itibaren, çocuk kitabý resimleme ve illüstrasyon aðýrlýklý olmak üzere grafik sanatýnda eserler vermiþtir. Karikatüre de emek veren Evitan, 2000 yýlýndan itibaren tamamen resme yönelmiþ, Haluk Evitan ile birlikte beþ sergiye imza atmýþtýr. Halen çalýþmalarýný Ankara’da sürdürmektedir.

Resimlerinde denemeci bir tutumla pentür geleneðini özenle irdeleyen sanatçý, izlenimlerini tuvale olabildiðince özgür aktarma alýþkanlýðýyla dikkat çekmektedir. Ýnsana dair sýnýrsýz yorumlarýn renkli evreninde yolunu kaybetmiþ bir çocuk tutumuyla çalýþmaktan zevk alan sanatçýnýn eserleri, kendi deyiþiyle sanatçýnýn evrene bir gülümsemesidir.

FÝKRET ÖZTÜRK

1961 Eskiþehir doðumlu olan sanatçý, 1988 yýlýnda Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olmuþtur. Öztürk’ün Ýstanbul çoðunlukta olmak üzere, 35’e yakýn kiþisel sergisi, 1995 Marshall Yarýþmalý Sergi, 1990 - 19. Altýn Kiraz Resim Festivali yarýþmasý ve 1990 - 7. Uluslararasý Yunus Emre Resim Yarýþmasý ödülleri bulunmaktadýr.

HALUK EVÝTAN

1952 yýlýnda Ýzmit’te doðan sanatçý, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde yüksek lisansýný tamamlamýþtýr. Bugüne kadar 30 kiþisel sergi açan ve birçok karma sergiye katýlan sanatçý, çalýþmalarýný resim ve grafik dallarýnda sürdürmektedir.

Yapýtlarýnda genellikle insanýn iç dünyasýnýn sembolik ifadesine aðýrlýk veren sanatçýnýn form ve kompozisyon anlayýþý çarpýcý ve zengindir. Sulu boya resimlerinde figürün hakim olmasýna karþýn yaðlýboya yapýtlarýnda soyut yaklaþýmlar daha aðýr basmaktadýr. Devinim, çizgisel formlar ve aykýrý tutkularla çarpýcý biçimler, sanatçýnýn karakteri olan uyum yasalarýný oluþturmaktadýr.

SUNA ÖZKALAN

1936 Kayseri doðumlu olan sanatçý, resim çalýþmalarýna 1965 yýlýnda Türk-Amerikan Derneði resim kurslarý ile baþlar. 10 yýl kadar süren bu çalýþmalarýnda, Lütfü Günay ve Refik Ekipman’dan resim, Prof. Lingren’den gravür dersleri almýþtýr. 1968 yýlýnda Ýmren Erþen, Necla Özbay, Nurtaç Özler, Gülsen Erdoðan ve Sezen Palabýyýk ile birlikte kurduklarý Altýlar Grubu’na daha sonra Tayyar Eren ve Lütfü Çetin de katýlmýþtýr. Ýlk dönemlerinde uzun süre desen ve nü üzerine odaklanan Suna Özkalan, 1970 sonrasýnda Ankara Altýndað gecekondularý ve özellikle Foça kasabasýný tavallerine aktarmýþtýr. Yaklaþýk 20 yýldýr ise Cumhurbaþkanlýðý Senfoni Orkestrasý provalarýný izleyerek resme dökerken bir yandan da Lütfü Günay’la baþladýðý soyutlama çalýþmalarýný sürdürmektedir. 1987’de baþladýðý heykel çalýþmalarý da Ankara Sanat Derneði’nin açtýðý yarýþmada gravürleri ile birlikte ödüle layýk görülmüþtür. Bunun yanýsýra DYO Resim Yarýþmalarýnda baþarý ödülü almýþ, UNESCO 35 Yaþ Yarýþmasý sonrasýnda eserleri sergilenmiþtir. Yurtta ve yurt dýþýnda 50’yi aþkýn kiþisel sergi ve kýzý Filiz Onat’la ortak sergiler gerçekleþtirmiþ, Birleþmiþ Ressamlar ve Altýlar Grubu sergilerine katýlmýþ olan sanatçýnýn, yurt içi ve yurt dýþýnda bir çok koleksiyonda eserleri yer almaktadýr.

REMZÝ ÝREN

1943 yýlýnda, Tokat`ta doðdu.

1965 yýlýnda Ýstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Tekstil Desenleri Bölümünde öðrenim görmeye baþlayan Remzi Ýren; 1970 yýlýnda bu bölümden mezun oldu. Öðrencilik yýllarýnda reklam ajanslarýnda grafikerlik ve Dormen tiyatrosunda sahne dekoratörlüðü yaptý.

Akbank`ýn açmýþ olduðu "Türk motifleri ile duvar kaðýdý" desen yarýþmasýnda ve Vakko`nun açtýðý "Osmanlý motifleri ile kumaþ desenleri" yarýþmasýnda ödül kazanan Remzi Ýren, 1970 li yýllardan günümüze kadar resimle uðraþmakta, karma ve kiþisel sergilere katýlmaktadýr.

Konularýnda daha çok yöresel ve folklorik öðeler yer almaktadýr. Akademide kurduklarý Halk Sanatlarý Derneðinde yaptýðý "Baþ baðlamalarý"araþtýrmasýný resim diliyle anlatmaya çalýþýr. Bunun yanýsýra Ýstanbul`dan, doðadan, kýrlardan, deniz kenarlarýndan görüntüleri tuvallerine yansýtmaktadýr.

Remzi Ýren, 1976`da girmiþ olduðu Tekel Genel Müdürlüðünde 15 yýl grafiker, 10 yýl da "Kültür ve Sanat danýþmaný olarak hizmet ettikten sonra isteði ile emekli olmuþtur. Halen kendi atölyesinde resim çalýþmalarýna devam eden Remzi ÝREN evli ve iki çocuk babasýdýr.

NURDAN KARASU GÖKÇE

Edremit/Balýkesir’ de doðdu/Kayseri’de yaþýyor

1990’da Gazi Üniversitesi Eðitim Fakültesi Resim-Ýþ Eðitimi Resim Ana sanat dalýndan mezun oldu.

1991’de MEB Yurtdýþý Yüksek Eðitim Bursu ile Amerika Birleþik Devletlerine gitti.

1991’de Citrus College LCP’den Dil sertifikasý aldý.

1992’de Claremont Graduate University Fine Arts Faculty’de Resim Bölümü’ne kabul edildi.

1993’de Otis College of Art and Design’ da continuing education programýna katýldý.

1994’de Claremont Graduate University Fine Arts’tan MFA derecesi ile mezun oldu.

1994 Aralýk ayýnda Türkiye’ye döndü ve Kayseri Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde araþtýrma görevlisi olarak göreve baþladý.

2004 Hacettepe Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden “Renk ve Iþýk ile Tinsel ve Düþüncel Mekanlar Yaratma” adlý çalýþmasý ile Sanatta Yeterlik aldý.

2007’de Nazým Mehmet ile birlikte hazýrladýðý “Desen Teknik ve Malzemeleri” ve “Desende Iþýk ve Gölge” adlý iki kitabý yayýmlandý.

2007 yýlýnda “A Unique Dance Form: Butoh” adlý bildirisi ile Paris’te 5. Uluslararasý The New Directions in the Humanities Conference’a (The Fifth International Conference on New Directions in The Humanities, Paris) katýldý.

2008 yýlýnda Doçent oldu. Halen Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde Öðretim Üyesi olarak görevine devam etmektedir.

2009 Floransa Bienali’ne davet edilen sanatçý ABD ve Türkiye’de kiþisel sergiler açmýþ ve ABD, Londra, Bulgaristan ve Türkiye’de bir çok karma sergide yer almýþtýr.

VALENTÝN REKUNENKO

1955 yýlýnda Ukrayna, Tokmak doðumlu olan Valentine Rekunenko, 1974 yýlýnda Ukrayna, Dnepropetrovsk Güzel Sanatlar Okulu’ndan mezun olmuþtur. 1978 yýlýndan itibaren, Kiev, Moskova, St. Petersburg baþta olmak üzere, Sovyetler Birliði’nin tamamýnda sergiler düzenlemiþ, karma etkinliklere katýlmýþtýr. 1987 yýlýndan bu yana Union of Artists of USSR (SSCB Sanatçýlar Birliði) ve Union of Artists of Ukraine (Ukrayna Sanatçýlar Birliði) üyesi olan sanatçý, 1998 ve 2001 yýllarýnda, üç yýlda bir yapýlan Triennial Painting Exhibitions sergilerine Kiev ve Moskova’da, 2005 yýlýnda da Union of Artists of Zaporozhye’s Foundation (Zaporozhye Sanatçýlar Birliði Vakfý) 45. Kuruluþ yýldönümü sergisine katýlmýþtýr. Sanatçýnýn; Rusya, Ukrayna, Polonya, eski Yugoslavya ülkeleri, Almanya ve ABD’nde pek çok özel koleksiyonlarda ve Ukrayna’nýn Zaporozhye ve Tokmak kentlerindeki müzelerde eserleri bulunmaktadýr.

FÜSUN ÜRKÜN

1960 yýlýnda Kayseri’de doðan sanatçý, resme 1984 yýlýnda Lütfü Günay atölyesinde baþlamýþ, daha sonra Yaþar Çallý’dan resim dersleri alarak, 1996 yýlýnda ilk kiþisel sergisini açmýþtýr. 1999 yýlý içinde Winsor&Newton þirketinin düzenlediði dünyanýn en büyük resim yarýþmasýnda Türkiye’nin beþ finalistinden biri olmuþtur. Bugüne kadar birçok sanat fuarý ve karma sergiye katýlan sanatçý ayrýca 11 adet kiþisel sergi açmýþtýr. Sanatçý, çalýþmalarýný kendi atölyesinde sürdürmektedir.

KAMER ÖNDER

1954 yýlýnda Sürmene ilçesinde doðdu. 1989 yýlýnda, Karadeniz insanýnýn yaþam biçimini anlattýðý "Oluklu Vadi`nin Kadýnlarý" adlý kitabýný yayýnladý. 1988 yýlýndan baþlayarak resim dersleri aldý. Ünlü hocalarla çalýþan sanatçý daha sonraki yaþamýnda doðup büyüdüðü yörenin doðasýný naif bir anlayýþla resmederken, duygularýný "ÇÝZGÝ" isimli þiir kitabýnda topladý.Sanatçýnýn resimleri; görsel açýdan çekiciliði olan, güzellikler sunumu; doku, görüntü ve renk teknikleri açýsýndan baþarýlý çalýþmalar ürünü, kiþileri duygulandýran, iyi donatýlmýþ uyumlu ve dengeli etkiler býrakan, mutluluða tanýklýk eden resimlerdir.

Sanatçý, tahta iþçiliðinin nadide güzelliðini varolduðu dede evindeki pencereden; portakal ve çay bahçelerini seyrederek büyüdü. Bu nedenle doðanýn üretici gerçekliðini resimlerine yansýtýrken, bir baþka üretken kadýnýn; esirgemediði fedakarlýðýný tablolarýna taþýdý.Resimleri; uzaktaki daðlarýn üstüne çöken sislerin rutubetinde çay bahçeleri, portakal aðaçlarý, bir kayanýn yanýndaki gelincikler, papatyalar, doðayý doku doku süsleyen yeþilin; yaðmur, sis ve güneþle gün boyu buluþup oynaþtýðý, ovalarý, yaylalarý hepimize bir hatýrlatma gibidir.Anadolu`nun yalnýz aðaçlý buðday tarlalarýný, yalnýzlýktan kurtararak zenginleþtiren bir anlayýþla tuvale aktaran sanatçý, kentin yalnýzlýðýna isyan eder gibidir. Naif resimleri, içimizdeki yitirilmiþ güzelliklere bir övgü olarak düþünülebilir.Ýnsaný üþüten, ya da rüzgarýn önünde aðaçlarýn uçtuðunu hissettiren gizemli doða resimleri, insanda Anadolu`ya dönüþ duygularý uyandýrýr.Sanat yaþamýna Ankara`da devam eden sanatçý 17 kiþisel sergi açmýþtýr.

ÝSMAÝL YALÇIN

Çocukluðunda Arda Nehri’nden Rodop Daðlarý’nýn eteklerine uzanan, ayçiçeði ve buðday tarlalarýnýn ortasýnda, aðaç ve çiçeklerle çevrili þirin bir Rumeli köyünde geçen Yalçýn’ýn resimlerinin temasý; ovalarda ot biçen köylüler, sonsuz ayçiçek tarlalarý, kuzular, kýþ manzaralarý ve zaman zaman þehirlere gelen sirklerin hayretle izlenen gösterileri.

NÝHAT EVREN DERMAN

1981 yýlýnda Ýstanbul’da doðan sanatçý, babasý Hüseyin Cahit Derman ile tanýþtýðý resim sanatýný, 2008 yýlýnda baþarý bursu ile bitirdiði Yeditepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Plastik Sanatlar Bölümü’nde sürdürmüþtür. Eðitimi süresince Özdemir Altan, Ergin Ýnan, Mustafa Ata ve Zahit Büyükiþleyen atölyelerinde çalýþmýþ, neoklasik ve soyut dýþavurumcu bir üslupta eser vermeye baþlamýþtýr. Yaðlýboya tekniði dýþýnda da eser veren Nihat Evren Derman’ýn, serigrafi, litografi, gravür, fotoðraf, seramik, heykel ve iç dekorasyon çalýþmalarý bulunmaktadýr. Sanatçýnýn yurtiçi ve yurtdýþýnda özel koleksiyonlarda ve müzelerde eserleri bulunmaktadýr. Unesco’ya baðlý Uluslararasý Plastik Sanatlar Derneði üyesi olan Nihat Evren Derman, çalýþmalarýný Ýstanbul’da sürdürmektedir.

SÜLEYMAN ÞAHÝN

1949 YILINDA Sivrihisar’ýn Günyüzü nahiyesine baðlý Beyyayla köyünde dünyaya gelmiþim. Ýlkokulu 4. sýnýfa kadar burada okudum. Ailemin ekonomik koþullarýna yardýmcý olabilmek için ilkokulu býrakarak Ankara’ya buranýn bir kýyý semtinde çobanlýk yapmaya geldim. Burada kara kalem çalýþmalarýna devem ederken bir yandanda inek otlatýyordum. Daha sonra çobanlýk yapmayý býrakarak inþaatlarda yaðlý boyacýlýk yapmaya baþladým. Bu meslek çok hoþuma gidiyordu. Ýnþaattan artan yaðlý boyalarý alarak parmakla resimler yapýyordum. Bu çalýþmalarýmý 1968 yýlýnda Ankara’da Türk-Ýþ Sanat galerisinde sergiledim. O devrin Cumhurbaþkaný rahmetli Ýsmet Ýnönü’nünde izlediði kiþisel sergimdeki tüm tablolarýmý satarak Profesyonelliðe ilk adýmýmý attým. Artýk gece gündüz çalýþýyordum. Cadde ve sokaklarda, býkmadan yoðun bir uðraþla resim çalýþmalarýmý sürdürüyordum.

KAYIHAN AYBATLI

1959 yýlýnda Yerköy´de doðdu. 1977´de Kuleli Askeri Lisesini, 1981 yýlýnda Kara Harp Okulunu bitirdi.Ýzlenimciliðin geleneksel takipçilerinden olan Aybatlý rahat bir fýrçaya, renkçi bir anlayýþa sahiptir.

Resimlerinde yaðlý boyanýn dýþýnda pastel boyayý da ustaca kullanmaktadýr. Yurtiçi ve Yurtdýþýnda resmi ve özel birçok koleksiyonda çalýþmalarý bulunan sanatçý bugüne kadar 21 kiþisel sergi açmýþ birçokta karma sergiye katýlmýþtýr. Oyak´ýn düzenlediði resim yarýþmalarýnda iki kez birincilik ödülüne layýk görülmüþtür. Birleþmiþ Ressamlar ve Heykeltraþlar derneði üyesi de olan sanatçý, Kültür Bakanlýðýnýn 1995 yýlýnda yayýnladýðý "Ressamlarýn Fýrçasýndan Ýstanbul" isimli katalogda ve yine Kültür Bakanlýðýnýn 2006 yýlýnda düzenlediði "Türkiye Resimleniyor" ve "Ýstasyonlar" projelerinde yer almýþtýr. Çalýþmalarýný emekli olduktan sonra yerleþtiði Ankara´da kendi atölyesinde sürdürmektedir.

ZAHÝT BÜYÜKÝÞLEYEN

Ressam (Adana 1946). Ankara Gazi eðitim enstitüsü’nü (1967), Alman ya’da Kassel Devlet güzel sanatlar akademisi’ni bitirdi (1976). Devlet resim ve heykel sergisi’nde baþarý (1977 ve 1983), DYO resim sergisi baþarý (1979) ve Fransýz kültür merkezi duvar resmi yarýþmasý’nda birincilik ödülünü kazandý (1983). Lirik soyut ile soyut dýþavurumculuk arasýnda çeþitlenen bir üslubu vardýr. Serbest bir fýrça iþçiliðini bazen de kaligrafik bir boyut içeren deðiþik nitelikteki dokusal alanlarýn bütünleþtirilmesini amaçlar. Genellikle resimlerinin alt ya da üst kenarlarýna yakýn bir yere yerleþtirdiði bir dizi düz boyanmýþ renkli kare, kompozisyonlarýnýn vurgu noktasýný oluþturur.

ÞEREF BÝGALI

Þeref BÝGALI 31 Ekim 1925 tarihinde Bergama`nýn Gökçebeyli bucaðýnda doðdu. Doðduðu evin iki parçalý ahþap kapýsý, birkaç meyve aðaçlý ve asmalý avlusu, evin önündeki taþlarla kaplý sokak, sokaðýn ucundaki çeþme ve gelip geçen hayvan sürüleri ile horozlar, kuþlar hafýzasýndan hiç silinmedi. Þeref BÝGALI çocukluðunun bu ilk yýllarýna ait imajlarý uzun yýllar sonra yaptýðý eserlerine büyük bir özlemle yansýttý. Bir de köy kahveleri, kýr çiçekleri, þemsiyeleriyle yaðmurdan kaçanlar ustalýk döneminin baþlýca temalarý oldu.

Ýlk ve orta öðrenimini Ýzmir`de tamamlayan BÝGALI, 1944 yýlýnda Ýstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi`ne girdi. Burada altý yýl Cemal TOLLU Atölyesi`nde çalýþtý. 1950 yýlýnda akademiyi bitirdi. Cemal TOLLU, BÝGALI için: ÒKimse ona harika çocuk demedi, fakat onun daha talebeliðinde yaptýðý resimler deðme sanatçýlara taþ çýkartacak cinstendi` dedi. Afyon ve Ýzmir-Karþýyaka Liseleri`nde resim öðretmenliði yaptýktan sonra, 1959 yýlýnda emekli olduðu 1978`e kadar Ýzmir Eðitim Enstitüsü (Þimdiki Eðitim Fakültesi) Resim Bölümü`nde görev yaptý. Bu bölümün kurulmasýnda ve geliþmesinde önemli hizmetlerde bulundu. 1945 yýlýnda Ýzmir`de tanýþtýðý ve ÒTürk resminin dehasý` þeklinde nitelendirdiði Abidin ELDEROÐLU ile 25 yýl birlikte çalýþtý ve ondan teknik nosyon edindi.

Þeref BÝGALI 1962-63 yýllarýnda Paris`e giderek Henri GOETZ`in öðrencisi oldu ve bu ressamýn yönetimindeki Frochot ve Fontainebleau Akademileri`ne devam etti.

GOETZ`ün, eserleri hakkýnda hayranlýk ifade ettiði BÝGALI`dan Paris`e yerleþmesini istemesine raðmen, bu husus bazý sebepler yüzünden gerçekleþemedi. Kendisi, her zaman bunun kaçýrýlmýþ bir fýrsat olduðunu söyler.

Figür resminin duayen sanatçýlarýndan Þeref BÝGALI`nýn eserleri, kendisinin Türk figür resminin tartýþýlmaz en büyüklerinden olduðunu göstermektedir. Figüre, insani ve bize has duyarlýlýk açýsýndan yaklaþan BÝGALI, yerli bir kimliði ve figürlere sinmiþ kültürel özellikleri, içten bir coþku ve duyarlýlýk olgusunun biçimsel açýlýmlarý doðrultusunda ortaya koyarak evrensel çizgiyi yakalamýþ ender sanatçýlarýmýzdan birisidir. Cemal TOLLU geleneðinin desene dayalý figüratif kimliðini taþýyan sanatçý, Abidin ELDEROÐLU`nun özgün kimliðinin de yol göstericiliðinde, kendi kiþisel üslubunu oluþturmuþtur. Gerek H. GOETZ, gerekse ELDEROÐLU ve TOLLU, hep üstadýn desene dayalý figürcü kimliðinin þekillenmesine katký saðlayan önemli þahsiyetler olarak hayatýnda yer aldýlar. Usta ressam, kendi ustalarýna saygýyý da varoluþunun bir koþulu olarak kabul edip, yoluna devam ediyor. Bu yol, o temiz ve yürekli kasaba insanlarýnýn saf ve kirlenmemiþ dünyalarýna çizgi ve renk diliyle ulaþmayý hedefliyor. Bu yüzden Þeref BÝGALI`nýn bütün resimlerinde; kahvede, toprakta, aðaç altýnda; çalýþan, oturan, bekleyen ve umut eden bütün insanlarýnda yürekli bir insan hümanizmasýnýn açýk izleri görülür. BÝGALI`nýn resmi, renkçi bir tutum dahilinde ilerlerken, bu renkçilik güçlü desen kurgusunun peþi sýra gelen bir anlayýþla bütünlük kazanýr. Gerek renk, gerekse desen, kompozisyon ve kurgu, hep insan duyarlýlýðýnýn ortak ilgi alanýndan kaynaklanýr. Ýnsana, giderek insanýmýza ve bize ait deðerlere yönelik samimi ve paylaþýmcý ilgi ve bilinç, bu resimlerin ortak varoluþ sebebidir. Belki bu samimiyettir ki, bu resimleri özgün estetiðin onurlu katýna çýkarýr ve yeniden var eder.

FARUK ÖZ

1955 yýlýnda doðdu. Ýlk, orta, lise öðrenimini Üsküdar’da tamamlarken resim sanatýna olan tutkusu, onu tanýnmýþ resim öðretmeni Saadettin Çaðlarca’yla tanýþmasýna aracý oldu. Bundan sonra kendisini onunda teþvikiyle tamamen resim çalýþmalarýnýn içinde buldu. Otuz yýlý aþkýn süredir Ýstanbul’un deðiþik görünümlerini resmederken eþsiz güzellikteki natürmort resimleriyle de sanatseverlerin beðenisini kazandý. Yurtiçi ve yurtdýþýnda birçok koleksiyonda eseri olan sanatçý çalýþmalarýný, Ýstanbul’daki atölyesinde resim derslerini de sürdürmektedir.

NEÞE GÜMÜÞÇÜOÐLU

Suluboya tekniðinin heyecanlý ve duygusal yapýsýna çok uyduðunu ve kendi özgün tavrýný bu yolla daha iyi yansýttýðýný ifade eden sanatçý, sulu boyanýn hýzý ve akýþkanlýðýný bu defa da atlarýn hareketliliði ile bütünleþtirerek kendine ait yorumuyla resimliyor. Bugüne kadar 70’e yakýn karma sergiye de katýlan Neþe Gümüþcüoðlu, Uluslararasý Plastik Sanatlar Derneði ve Suluboya Ressamlarý Grubu üyesi.

KAMURAN BABAN

Sanatçý 1952 yýlýnda Irak`ýn Kerkükkentinde doðmuþtur.Resim çalýþmalarýna daha küçük yaþlardayken babasýnýn atölyesinde baþlamýþtýr.1977`de Baðdat`ýn Almüstansýriye Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olup, lisans diplomasý almýþtýr. Irak, Lüksemburg ve Türkiye`de 10`u aþkýn kiþisel sergi açmýþ, birçok karma sergiye katýlmýþtýr.Birçok ödül alan sanatçýnýn, yurtiçi ve yurtdýþý (Irak, ABD, Ýngiltere, Fransa, Lüksemburg, Belçika, Almanya, Hollanda, Ýsveç, Ýsviçre ve Japonya’da) özel koleksiyonlarda 300’ü aþkýn yapýtý bulunmaktadýr.Sanatçý halen TRT`de çevirmen - spiker olarak çalýþmaktadýr.

VEYSEL AKKUÞ

Resim çalýþmalarýna 1998 yýlýnda Karayollarý Genel Müdürlüðü resim atölyesinde baþlayan sanatçý, çoðunluðu yurt içinde olmak üzere pek çok karma sergiye katýlmýþtýr. Ýki kiþisel resim sergisi açmýþ olan Veysel Akkuþ halen Hikmet Çetinkaya ve Erdoðan Seçil ile birlikte resim çalýþmalarýna devam etmekte ve Karayollarý Genel Müdürlüðü`nde inþaat mühendisi olarak görev yapmaktadýr.

ERDOÐAN SEÇÝL

1938 Ankara doðumlu olan sanatçý, uzun seneler tanýnmýþ sanatçýlarla resim çalýþmalarý yapmýþ, müzisyen olarak görev yaptýðý Hava Kuvvetleri Dans ve Caz Orkestrasý ile Avrupa’nýn çeþitli þehirlerine yaptýðý gezilerde dünya sanatýný yakýndan tanýma fýrsatý bulmuþtur. Büyük boyutlu bir Atatürk portresi doksanlý yýllarda Anýtkabir’de sargilenen sanatçý, Mevlana ve Semazenler konulu çalýþmalarýný sürdürmektedir. 14 kiþisel sergi açmýþ, Paris, Moskova gibi baþkentlerde sergilere katýlmýþ olan Erdoðan Seçil UNESCO Türkiye Milli Komitesi, Uluslararasý Plastik Sanatlar Derneði üyesidir.

TUNCAY ÞEVKETOÐLU

1966’da Bulgaristan’da doðan Tuncay Þevketoðlu, resim ve doku çalýþmalarýna 1999 yýlýnda Ýstanbul’da baþladý. Sanat hayatýnýn baþýndan bugüne dek “sürekli deðiþim”i benimseyen sanatçý, devinimin getirdiði yeniliklerle çalýþmalarýný renklendirmeye çalýþmaktadýr.

Þevketoðlu, Ýstiklal’de tramvay, Ortaköy’de cami, Galata’da kule ve Mevlevihane’de semazendir. Sýnýr koymadan, kimilerinin üsluptan dolayý yadýrgayabileceði modern bir tarzda, varolan eskiyi özgün bir çerçevede günümüze taþýyarak ve sürekli yenilenerek Ýstanbul’un güzelliklerini bize göstermeye devam ediyor.

Sanatçý, 7’sý kiþisel, 2’si karma olmak üzere 8 ulusal, 1 uluslararasý sergiye katýlmýþtýr.

KIVANÇ GÜLHAN

1963 yýlýnda doðan Kývanç Gülhan, almýþ olduðu mühendislik eðitiminin yaný sýra, resim sanatýnda da kendine bir kariyer edinmiþtir. Bugüne kadar 16 kiþisel sergi açan sanatçý, artistik ve mühendislik kariyerlerini beraber sürdürmektedir. Suluboya baþta olma üzere akrilik ve yaðlý boya yapýtlara imza atan Kývanç Gülhan’ýn, Türkiye’nin çeþitli kentlerinde sergilenen heykel, anýt ve rölyef çalýþmalarý da bulunmaktadýr. Çok az sayýda karma sergiye iþtirak etmiþ olan Kývanç Gülhan, son olarak Hasan Pekmezci, Þükran Pekmezci, Habip Aydoðdu, Ýsmet Yýlmaz, Vahap Demirbaþ ile birlikte Ankara Kale içi sergisine katýlmýþtýr. 2005 yýlýnda Interior Design Turkey ödül finalisti olan sanatçý, çalýþmalarýný Ankara’da sürdürmektedir.

NAZIM MEHMET

1964 Bakü doðumlu olan Azeri ressam, sanatçý bir aileden gelmektedir. Resim eðitimine 1979 yýlýnda girdiði Azerbaycan Devlet Ressamlýk Lisesi’nde baþlayan sanatçý, lisenin ardýndan Azerbaycan Devlet Ressamlýk Akademisi’nden mezun olmuþtur. Akademik bir resim eðitimi almýþ olan Nazým Mehmet Rönesans sanatýna olan hayranlýðýný her zaman dile getirmiþtir. Erciyes Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öðretim görevlisi olan sanatçýnýn, Azerbaycan, Almanya, Rusya, Danimarka, Beyaz Rusya, Ýsrail, Türkiye, Japonya, Ýsviçre, Litvanya, Dubai, Hindistan, Ukrayna‘da özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadýr.

BİLKENT CENTER AVM
SANAT SOKAĞI 3/33 TEPE HOME KATI
BİLKENT / ANKARA
TEL : 0 312 266 56 57
info@rcmuzayede.com

REAL COLLECTION
BRITISH ANTIQUE DEALER ASSOCIATION
DOST ÜYESİDİR
Ziyaretçi sayısı : 1012209

  Paylaş